https://www.pearsonjournal.com/index.php/pub/issue/feedPEARSON JOURNAL2026-03-04T23:50:35+03:00Fatmagül Saklavcıfsaklavci@gmail.comOpen Journal Systems<p>Pearson Journal of Social Sciences and Humanities (E-ISSN: 2717-7386) is an open access, peer-reviewed, international indexed and refereed journal published by IEDSR ASSOCIATION. Its main objective is to provide an intellectual platform for the international scholars. It aims to promote interdisciplinary studies in humanities and social science and become the leading journal in humanities and social science in the world.</p>https://www.pearsonjournal.com/index.php/pub/article/view/635Makroekonomik Hedeflerin Gerçekleştirilmesinde Projeksiyon Temelli Politika Tasarımı ve Stratejik Eşgüdümün Önemi2026-02-07T10:25:24+03:00Levent AKSUleventaksu71@hotmail.com<p>Bu çalışma, para politikası, maliye politikası, istihdam politikası, dış ticaret politikası, beşerî sermaye politikası ve gelir dağılımı politikalarını bütüncül bir makroekonomik çerçevede ele almaktadır. Çalışmanın temel savı, sürdürülebilir ve kapsayıcı iktisadi büyümenin tekil politika uygulamalarıyla değil, politika alanları arasında güçlü bir eşgüdüm ve tamamlayıcılık sağlanmasıyla mümkün olabileceğidir. Bu doğrultuda analiz, söz konusu politika alanlarının yalnızca bireysel etkilerini değil, aynı zamanda karşılıklı etkileşimlerini ve sistemsel sonuçlarını incelemektedir.</p> <p>Çalışmada kavramsal ve ileriye dönük analitik bir yaklaşım benimsenmiş; makroekonomik istikrar, büyüme, istihdam, verimlilik ve gelir dağılımı arasındaki ilişkiler teorik bir çerçevede değerlendirilmiştir. Bulgular, para ve maliye politikalarının fiyat istikrarı ve mali sürdürülebilirlik açısından belirleyici olduğunu; istihdam, beşerî sermaye ve gelir dağılımı politikalarının ise büyümenin niteliğini ve toplumsal kapsayıcılığını şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Dış ticaret politikalarının bu yapı içerisinde büyümenin finansmanı ve cari denge sürdürülebilirliği açısından tamamlayıcı bir rol üstlendiği vurgulanmaktadır.</p> <p>Sonuç olarak çalışma, makroekonomik politika başarısının kısa vadeli hedeflerden ziyade, uzun vadeli stratejik planlama, kurumsal kapasite ve politika uyumuna bağlı olduğunu göstermektedir. Bu çerçevede geliştirilen bütüncül politika yaklaşımı, ekonomik istikrarın güçlendirilmesi ve sosyal refahın artırılması açısından önemli politika çıkarımları sunmaktadır.</p>2026-03-04T00:00:00+03:00Telif Hakkı (c) 2026 PEARSON JOURNALhttps://www.pearsonjournal.com/index.php/pub/article/view/640Felsefi Megalomani Eleştirisi: Karl Popper’a Göre Felsefe Yapmak 2026-02-27T09:57:30+03:00Rafiz MANAFOVr.manafov@alparslan.edu.tr<p>Karl Popper bilim felsefecisi olmanın yanı sıra, siyaset, epistemoloji, ahlak ve diğer felsefe alanlarındaki özgün fikirleriyle meslektaşlarını kendisiyle hesaplaşmak zorunda bırakan bir düşünürdür. Felsefenin temel sorununun neler olması gerektiği, felsefeye özgü bir dilin olup olmadığı, felsefe yapmayı zorlaştıran ve felsefeyi anlaşılmaz kılan engellerin neler olduğu gibi sorunlar Popper’ın felsefi düşüncesinin merkezinde yer alan konulardır. Biz de çalışmamızda bu meseleyi temele alarak, felsefe için her zaman güncel olan mezkur sorunları filozofumuz açısından değerlendirmeyi amaçlamaktayız. Karl Popper’a göre felsefenin en büyük değeri, fark edilmeyen çelişkileri ve sorunları ortaya koymaktır. Filozoflar ayrıcalıklı insanlar değil, sorgulayan bireylerdir. Karl Popper, felsefi sorunların yalnızca dilsel bilmecelerden ibaret olmadığını, gerçek ve ciddi sorunlar içerdiğini savunur. Ona göre, bu sorunlar olgulara, hipotezlere ve çıkarsamalara dayanır. Görüleceği üzere Popper’ın felsefe anlayışında, onun çağdaşlarından ve meslektaşlarından temel konularda ayrıştığını gözlemlemek zor değildir. Bu açıdan, felsefeye bakışının hem eleştirel hem de sorun-çözücü olduğunu söylemek mümkündür. Felsefeyi hakikat arayışı olarak tanımlayan Popper, filozofların özel kişiler olduğu, Platon’un ifadesiyle filozof-kral düşüncesine karşıdır. Çalışmamız, felsefe ve filozofa bu bakış açısıyla yaklaşımın güncel epistemik karmaşaları çözmek ve aydınlatmak anlamında yararlı olacağı düşünülerek hazırlanmıştır. Makalemiz felsefi analiz ve yorumlayıcı nitel yöntemlerle ele alınmıştır. Gerektiğinde kavram çözümlemesi ve eleştirel değerlendirmele de yer verilmiştir.</p>2026-03-04T00:00:00+03:00Telif Hakkı (c) 2026 PEARSON JOURNALhttps://www.pearsonjournal.com/index.php/pub/article/view/634Neolitik Çağ’da Üretim Sürecinde Zanaat ve Zanaatkârlık2026-02-01T14:49:35+03:00Sırrı TİRYAKİsirri_tiryaki@hotmail.comSerdar MİĞALserdar_migal@hotmail.com<p>Neolitik Çağ’da, avcı-toplayıcı paradigma ekseninde yürütülen besin temin etme faaliyetleri, yerini hayvan evcilleştirme ve tarımsal üretime dayalı iktisadi yapıya bırakmıştır. Söz konusu bu toplumsal dönüşümle birlikte yaşam alışkanlıklarında belirgin değişimler meydana gelmiştir. Bu dönemde konut inşasının ardından yerleşik yaşam biçiminin başlaması, başta zanaat olmak üzere yeni üretim modellerinin gelişmesini mümkün kılmıştır. Neolitik öncesi toplumlarda ağırlıklı olarak görülen taş ve kemikten alet yapma sürecine, yerleşik toplumsal yapı pratiği ile birlikte kilden çanak çömlek ve dokumacılık olmak üzere farklı metodolojik aşamalarda eklenmiştir. Zanaat faaliyetlerindeki üretim teknikleri zaman içerisinde çeşitlenmiştir. Bu durum, zanaatkârlık uygulamalarının farklı iş kolları temelinde ayrışmasına neden olmuştur. Söz konusu bu ayrışma, çeşitlendirilmiş faaliyet alanlarının ortaya çıkmasına imkân sağlamıştır. Zira taş işçiliği, çömlekçilik ve dokumacılık toplumsal sosyolojide en sık rastlanılan pratikler olmuştur. İfade ettiğimiz bu farklı üretim sektörleri, Neolitik toplumlarda iş bölümünün daha da yaygınlaşmasına imkân sağlamıştır. Özellikle alanına özgü becerilere sahip kişilerin üretim yaptığı zanaat atölyeleri önemli bir yere sahip olmuştur. Taş, toprak gibi hammaddelere dayalı olarak üretim yapan küçük ölçekli atölyeler, tarım ve hayvancılığa dayalı ekonominin olduğu coğrafyalarda ortaya çıkmıştır. Doğal kaynak ve hammadde ekseninde şekillenen bu üretim süreci Neolitik sonrasında da gelişerek devam etmiştir.</p>2026-03-04T00:00:00+03:00Telif Hakkı (c) 2026 PEARSON JOURNALhttps://www.pearsonjournal.com/index.php/pub/article/view/639Yapay Zekânın Sosyal Kabulü: CanikFest Örnek Olayı2026-02-26T22:24:33+03:00Berker KILIÇberker.kilic@gmail.comİrfan GÜMÜŞmahmud.irfan@gmail.comEsra KILIÇesracaya_5281@hotmail.comNagihan GÜMÜŞylmznagihan55@gmail.comElif DEMİRCANdemircann55elif@gmail.comAysima ŞENTÜRKaysima.senturk@kesifkampusu.orgZehra KAYAzhr.ky.1903@gmail.comÖzge ÜNALozgeunal9955@gmail.comÖzge TURNAozgeturna@hotmail.comCansu AYDINmuzisyen55@icloud.comGökhan BÜYÜKgokhanbk55@gmail.comFatma Beyza YILMAZbeyzakeless98@gmail.comHavvanur ORUÇ ÇOBANoruchavvanur0@gmail.com<p>Yapay zekâ (YZ) sistemlerinin toplumsal kabulü yalnızca teknolojik yeterliliğe değil; güven, şeffaflık ve etik yönetişim gibi sosyoteknik koşullara da bağlıdır. Çok uluslu kamuoyu araştırmaları, YZ’ye yönelik tutumların “fayda” ile “risk” algısı arasında dalgalandığını, güven düzeyinin ise çoğu ülkede temkinli bir çizgide seyrettiğini göstermektedir (KPMG, 2023; Poushter, Fagan, & Corichi, 2023; Vogels, 2023). Bu çalışma, YZ’ye yönelik güvenin artırılmasında <em>Bilgi Yolu </em>stratejisinin (YZ okuryazarlığını yükseltmeye dönük müdahaleler) rolünü ve bu rolün iki kritik mekanizma üzerinden işleyişini tartışır: (i) açıklanabilir yapay zekâ (XAI) ile belirsizliğin azaltılması (Berger ve Calabrese, 1975; Gunning vd., 2019; Lundberg & Lee, 2017; Ribeiro, Singh, & Guestrin, 2016) ve (ii) YZ mühendislerinin yetkinliğine duyulan bilişsel güvenin oluşumu (Mayer, Davis, & Schoorman, 1995). Çalışma, CanikFest Yapay Zekâ temalı etkinliğe katılan katılımcılardan toplanan anket verileri (N=713) üzerinden, uygulamalı atölye deneyiminin YZ okuryazarlığı boyutları (farkındalık, kullanım, değerlendirme ve etik) ile güven/kabul değişkenleri arasındaki ilişkilerini hipotezler aracılığıyla analiz etmektedir.</p>2026-03-04T00:00:00+03:00Telif Hakkı (c) 2026 PEARSON JOURNAL